24/11/2009 - ŞAŞIRDILAR.............H.Alp ŞEN
Bir başbakan düşünün,Tek başına iktidara gelip,verdiği tüm sözleri tutamayan. Adalet dediler,hükümetleri zamanında,hırsızlıklar,gasplar,terör eylemleri,adam öldürmeler ,tecavüzler,hortumlamalar ve suç sayılabilecek her şey hızlı bir şekilde arttı.Korku imparatorluğu kurdu.İnsanlarımız hiç bir suç bile isnat edilmeden,aylarca,yıllarca hapishanelerde çürüttüler.İş adamlarına hortumcu diyerek,mallarına el koyup,yağmaladılar.Tüyü bitmemiş çocukları ve torunları zengin oldular.
Kalkınma dediler,İş adamları,fabrikatörler,serbest meslek erbabları ve esnaflarımız iflas edip,kepenk kapattılar.Fabrika yapan fabrikaları üç kuruşluk rant sağlayarak yabancılara hibe ettiler.Bankalarımız ve finansman kuruluşlarımız ya battı,yada birer birer yabancıların eline geçti.İddaa ediyorum bir tane gübre fabrikası Türk milletinin elinde kalmadı.Şimdi diyeceksiniz,isimleri türk.Evet isimleri türk ama,ya hissederları yabancı,yada çifte vatandaşlığa geçmiş sözde türklerin.Sanayimiz kan ağlıyor.Üreticilerimiz kredilerle geleceğini borçlanarak ayakta durmaya çalışıyor.Duranları ise vergi kaçakçısı diye adlandırılarak ya batırıyorlar yada kendilerine mahkum ediyorlar.Yayıncılık yapan şirketlere de yandaş ve itici medya adı verilerek yandaş olanlara rant sağlıyorlar,itici dediklerinide şok baskınlarla,hilelerle yok ediyorlar veya ele geçiriyorlar.Örnek vereyim sabah grubu.Bir yıllık karına,yine bankalardan alınan teminatlarla,değerinin milyonda birine çalık grubuna geçmiştir.Unakıtanın oğlu,rte nin oğlu ,melih gökçek in oğlu ve diğerleri daha çocuk yaştayken vergi listelerine girdiler.Çiftçimiz,ürettiği mahsulü ya tarlada kaldı,yada bedevaya çalışmış oldular.
Ekonomimiz,Afrikanın gelişmemiş ücücü dünya ülkeleri dediğimiz devletlerden bile daha kötüye gitti.İhalelerde usulsüzlükler,birilerine sağlanan rantlar,birilerine sağlanan pazarlar ve kanunsuzluklarla ekonomimiz çöktü.
Sağlık;akp iktidara geleli beri adını hiç duymadığımız hastalıklarla tanışıp,kobay olarak kullanıldık.İlaç sektörü ayakta kalabilmesi için,Türk milleti kobay olarak kullanılıyor.Düşünün bakalım;domuz gribi hastalığının ,ilaç olarak evrelerini tamamlamamış aşıyı,kimlerin oluşturduğu şirket ithal etti.İthal ettiği ilaçları,ilaç şirketlerine yada ecza depolarına değilde direk devletimize ne kadara pazarladı.Aşının maliyeti ne,devletimize kaça verildi.İşte bizler bunları anlatmalıyız.
şimdi soruyorum,deli dana,kuş gribi ve kırım kongo kenesi hastalıkları nerede?
Bu hastalıklardan kaç kişi kaybettik?Türk milletini keriz sanan zihniyet:Labaratuvarlarda hazırladığınız virüsleri,mikropları türk milletine kaç $,yada euro ya sattınız?
Şimdi soruyorum,ne şartlarla antlaşma yaprak kandil ve mahmurdan getirdiğiniz teröristleri,ayaklarına mahkeme getirerek serbest bıraktınız?
Türk Milletinin direncini,ne sizler gibi satılık hainler,ne de dağlardan indirdiğiniz çapulcular kıramaz.
Şaşırdılar çünkü,her şey yavaş yavaş ortaya çıkıyor,hainliklerinde hep basamak atlıyorlar,ama atalarının başlarına gelenleri başlarına gelmesinden de korkuyorlar.
TÜRK MİLLETİ YERİ GELDİĞİNDE HER ŞEYİ AFFEDER,AMA İHANETİ ASLA AFFETMEZ....
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/10/2009 - İHANETE KARŞI ÇIKALIM!!!!!
Bakıyorumda her kesin ağzında açılım var.Ermeni açılmı dedi ler,Azerbeycana nota çekmeye kadar varan ,köşeye sıkışmış,ve hala anayasalarında ağrı dağını ermenistanın sembolü,ağrı yı da gerçek başkentleri olarak kabul eden bir ülkeyle yakınlaşmayı ve onu rahatlaştırmıya,kurtarmaya çalışan,ve Türkiye devleti için hiç bir artı değeri olmayan protokoller imzalandı.Neymiş,insanlık namınaymış.Onların türk milletine yaptığı soykırımlara rağmen. Kürt açılımı dediler,Mehmetçiğimize,polisimize,memurlarımıza ve işçilerimize,tüyü bitmeyen yetimlere ve ana karnındaki bebelerimize kurşun sıkan teröristleri,aşşağılıkça vatanımıza kahraman gibi sokup,törenler le affettiler.Sözde etkin pişmanlık yasasından yararlandıklarını söylediler,ama teröristlerin öyle bir talepleri bile olmamış. Her açılımın altından bir çapanoğlu ve yalanlar yumağı ortaya çıkıyor.İMF ye kızıp,heyeti istanbula çağırıp,otellerde dansözler oynatıp,en çok faiz oranları ile kredi alıyorlar. Her sıkışmalarında,one minute,kartal tatbikatı ve büyük elçi krizleri gibi uydurup,seneryoya çevirip,sözde yahudi düşmanı gibi görünüp insanalrımızın dini duygularını sömürüyorlar. Rehberimiz kuran deyip,allahın ayetinde ''onlarla dost olmayın,onlar sadece onlarla dost olurlar''demesine rağmen,abd ye gidiyor,israil lobisi karşılıyor. Bundan fazla değil 15-20 sene önce,ilaç teknolojisi,afrikanın gelişmemiş ülkelerinde,virüs üretip,sonrada ilacını bulmak için kobay olarak kullanırlardı.AİDS hastalığının da,labaratuvarlarda geliştirildiği itiraf edildi.AKP iktidara geleli beri,deli dana,kuş gribi,kırım kongo kenesi ve son olarakta domuz gribi türk milletinin karşısına çıktı.İlaçlar Türkiyeye uçakla geliyor ve hemen akabilinde bu hastalıklar birden türeyiveriyor.Türk milleti,bana göre,rant karşılığıda,kobay olarak kullanılıyor. Adamlar geleli beri bir tane türk hissedarları olan,gübre fabrikası,demirçelik fabrikası gibi fabrika yapan fabrika kaldı mı? İşadamlarına uyduruk cezalar yollayarak,ödeyemedikleri için,kurumlarını kullanarak,el koyarak yabancılara satılmadı mı.Telsim şimdi ne oldu;İngiliz vodafone. Artık türk milleti olarak,kendimize gelip,açılımlar adı altında vatanımızı satanlara,milletimizi kobay olarak kullandıranlara,insanlığın en aşşağılığı olan dinimizi istismar edenlere artık hadlerini demokratik yollarla bildirelim. Bir maç için kardeşlerimizin azeri bayraklarını çöpe atıp,ermeni milliyetçiliği yapanalara hadlerini demokratik yollarla bildirelim. saygılarımla H.ALP ŞEN
NOT:Yazdıklarımın sonuna kadar arkasındayım.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/6/2009 - Numan KURTULMUŞ:SINIR TOPRAKLARINI VEREN....
Sınır topraklarını veren, yatak odasının camını kiralamış olur Saadet Partisi lideri Numan Kurtulmuş, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin yap-işlet-devret yöntemiyle yabancıların kullanımına açılmasına sert tepki gösterdi Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, mayınlı arazilerin temizlenmesi konusunda çıkartılan kanunu eleştirdi. Kurtulmuş, mayınlı arazilerin temizlenmesi ile ilgili TBMM Başkanı Köksal Toptan’ı ziyaret ederek konu hakkındaki görüşlerini paylaştıklarını belirterek, “Hükümet, kendi topraklarından 650 bin dönümlük bir kısmı 44 yıllığına başka ülkelerden gelecek firmalara açarak ihale edeceğimiz bir konuyu, hiç tartıştırmadan gündeme getirdi. Parlamentoda yapılan muhalefet ve bizim yapmış olduğumuz yüksek sesli ve ölçülü muhalefet sonucunda da hükümet geri adım atmak durumunda kaldı” dedi.
Siyonizme karşıyız Şanlıurfa’da yaptıkları mitingden de bahseden Kurtulmuş, şunları söyledi: “Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba’nın dediği bir şey var: Sınır topraklarını vermek bir evin yatak odasının camını kiraya vermek gibidir. Bu iş bu kadar net tartışılırken Milli Savunma Bakanlığından daha açık ve net ifadeler beklerdik. Kamuoyu bir açıklama beklemektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin böyle bir iş için elinde teknik yeterliliği yok mudur? Kamuoyunun aydınlatılması gerekmektedir.” Kurtulmuş, bir gazetecinin “Erbakan ile aranızda herhangi bir anlaşmazlık var mı?” sorusuna ise şu karşılığı verdi: “Erbakan’ın bizlerle arasındaki ilişki sadece resmi ilişkiden ibaret değildir, bir fikir, gönül ilişkisi vardır. Benim yaşım kadar siyaset yapmış bir değerden istifade etmek akıllı siyasetin gereğidir ancak 26 Ekim 2008’den bu yana Erbakan, hiçbir konuda ima yoluyla da olsa ’bu konu da şöyle olsa daha iyi olur’ şeklinde en ufak söz dahi söylememiştir.” Oyumuzu artıran tek partiyiz Kurtulmuş, yenileme seçimlerinde muhalefet partilerinin oylarının azaldığını, oyunu tek artıran partinin Saadet Partisi olduğunu söyledi. SP lideri, “Saadet Partisi, 29 seçim çevresinde oylarını yüzde 15 civarına yükseltmiştir. Partimizin 26 Ekim 2008 kongresinden itibaren ortaya koymuş olduğu yeni siyaset tarzı ve üslubunun, milletimiz tarafından benimsendiği ortaya çıkmış bulunuyor. Saadet Partisi, toplumun çok farklı kesimlerinden ilgiyle izlenen bir parti haline gelmiştir” dedi. Gül: Dosya henüz önüme gelmedi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin 5903 sayılı kanunun Cumhurbaşkanlığı hukuk bürosu tarafından incelenmesinin sürdürdüğünü söyledi. Gül, “İşin siyasi yanı ayrı. Bir de teknik yanı vardır. Anayasamıza olan uygunluğu... Bütün bunlar değerlendirilmektedir. Değerlendirilince benim önüme gelecektir, henüz o bitmemiştir. Dosya henüz önüme gelmedi benim” dedi.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/6/2009 - KORKU VE BELALARDAN KORUNMA DUALARI....
Korku ve beladan korunma duaları
Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı? CEVAP İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.
Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]
Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (“Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]
(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey ALLAH’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz ALLAH’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, ALLAH’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani]
(Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi]
Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için Taha suresinin 37. âyetinden [velekaddan] 39. âyetin sonuna [ala ayniye] kadar olan kısım, su geçirmez bir şeye 7 defa sarıp veya içi görünmeyecek şekilde PVC yaptırıp yanında taşımalıdır. Faydası çok görülmüştür.
İmam-ı Rabbani hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi.
Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki: Dertlerden kurtulmak ve murada kavuşmak için 500 kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demeli, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevât-ı şerife okuyup dua etmelidir.
Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, ALLAHü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. ALLAHü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)
(Merakıl-felah)daki hadis-i şerifte, (Her namazdan sonra, üç kere Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel kayyume ve etubü ileyh okuyanın bütün günahları affolur) buyuruldu. Bu fakir [Muhammed Masum hz.] farz namazlardan sonra, 70 kere istiğfar okuyorum. Hadis-i şerife uyarak, üç defa (Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh) okuduktan sonra, gerisinde yalnız (Estağfirullah) diyorum.
Ali bin Ebi Bekr, (Mearicülhidaye)de diyor ki; İstiğfarlardan meşhur olanı, Peygamberimizden haber verilen, şu istiğfardır: (Bir kimse, “Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüverrahmanürrahim el-hayy-ül-kayyumüllezi la-yemutü ve etubü ileyh Rabbigfir li” 25 kere okursa, odasında, ailesinde, evinde ve şehrinde hiç kaza, bela olmaz.) Bunu her sabah ve akşam okumalıdır. Âlimlerin çoğu, talebe ve evlatlarına bunu okumalarını tavsiye etmişler, çok faydasını görmüşlerdir. (C.2, m.80)
Tehlikeyi önleme duası: Şeyh Şihâbüddin Sühreverdi hazretleri buyurdu ki: Her sabah üç defa bu duayı okuyanı Hak teâlâ yanmaktan, boğulmaktan ve ani ölümden emin kılar: Bismillâhi mâ şâALLAH lâ kuvvete illâ billâh. Bismillâhi mâ şâALLAH lâ yesűkul hayre illallah. Bismillâhi mâ şâALLAH lâ yekşifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâALLAH küllü ni’metin minallah. Bismillâhi mâ şâALLAH el hayrü küllühü biyedillah. Bismillâhi mâ şâALLAH lâ yasrifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâALLAH mâ kâne min ni’metin fe minallah.
Sual: Uykuda kabus görüyorum. Buna albastı karakura da deniyor. Üstüme biri çöküyor gibi oluyor. Ne yapayım? CEVAP Yatarken okunacak âyetleri doğru ve dikkatli okumalı.
Sual: Yanımda kimse yok iken namaza durunca, kapı arasından, pencereden, evin bir köşesinden, veya arkamdan biri beni gözetliyor, gelip şimdi beni boğacak diye korkuyorum. Bundan kurtulmak için ne yapmam gerekir? CEVAP Aynı durumda olan birkaç okuyucumuza, Âyât-ı hıfz ile âyât-ı hırzı yanında taşımalarını, her gün okunması gereken duaları da okumalarını tavsiye etmiştik. Şimdi hepsi de, bu korkulu durumdan kurtulduklarını bize bildirdiler. Size de aynı şeyleri tavsiye ederiz.
Sual: Âyât-ı hırzdan başka bir de Âyât-ı hıfz denilen dualar var. Bunları taşımanın faydası nedir? CEVAP Âyât-ı hıfz, koruyucu âyetlerdir. Kur'an-ı kerimdeki hıfz ile ilgili âyetler toplanıp yazılmıştır. Bunları taşımak, çeşitli sıkıntılardan, kaza ve beladan koruyucudur. Ayrıca dileklerin, muratların hasıl olması için muska gibi yapıp üste taşınır veya levha yapıp duvara asılır.
Yıldırım ve şimşek çakması Sual: Gök gürültüsünden, şimşek ve yıldırım çakmasından, şiddetli yağmurdan çok korkuyorum. Okunacak bir dua var mıdır? CEVAP İbni Abbas hazretleri buyuruyor ki: Gök gürültüsünü işiten, (Sübhanallahi yüsebbihür-ra’dü bihamdihi vel melaiketü min hifetihi vehüve alâ külli şey'in kadir) derse ona yıldırım isabet etmez. Şayet ederse ben diyetini vermeyi tekeffül ediyorum. (Tefsir-i Hazin)
Şu aşağıdaki duaları da okumak müstehabdır. (Tahtavi) (Sübhanallahi ve bi-hamdihi, sübhanallahil azim.) (ALLAHümme la tektülna bigadabike vela tühliküna biazabike veafina kalbe zalik.)
İlk kısmı yıldırım duası olarak da okunan Ra’d suresinin 13. âyet-i kerimesinin tefsirlerdeki meali şöyledir: (Gök gürültüsü [nü işitenler] ve melekler korkularından hamd ile, [sübhanallahi vel- hamdülillahi, diyerek] tesbih ederler. O [ALLAHü teâlâ] yıldırımlar gönderip, onunla dilediğini çarpar. [Durum böyle iken, haddi aşan kâfirler], ALLAH ile mücadele ederler. Halbuki ALLAH'ın karşılık vermesi pek şiddetlidir.)
Eshabı kiramdan Ânes radıyallahü anh bildiriyor ki: Resulullah efendimiz, bir sahabiyi, müşriklerin elebaşlarından birine hakka davet için gönderdiğinde o, (Beni davet ettiğiniz Rab demirden mi, bakırdan mı, gümüşten mi, altından mı) diyerek alay etmişti. O Sahabi, birkaç defa yine ona gidip hakkı tebliğ ettiyse de, herif-i na-şerif, yine alay ve inadından vazgeçmedi. ALLAHü teâlâ da, bir yıldırım ile onu yaktı. (Nesai) Herif-i na-şerif = şerif olmayan herif demektir; yani ****.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/6/2009 - AKP’li Arslan, Türklüğe savaş açtı....
AKP'li ArslanTürk'e karşı! | AKP Diyarbakır Milletvekili, “Dağlara yazılan, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ gibi sözler halkın duygularını rencide ediyor. Sorun çözülecek. Artık geri dönüşü olmayan bir süreç başladı” açıklaması yaptı. AKP’li Arslan, Türklüğe savaş açtı Diyarbakır Milletvekili, “Dağlara yazılan, ’Ne mutlu Türküm diyene’ gibi sözler halkın duygularını rencide ediyor” dedi AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, Irak sözde Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’ye yakınlığıyla bilinen Kürdistan Haber Ajansı’na, iktidar ile DTP arasındaki ilişkilerle ilgili açıklamalarda bulundu. Arslan, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün, Başbakan Tayyip Erdoğan’dan randevu talep etmesiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Başbakanımız, halkın oylarıyla parlamentoya gelmiş bir partiyle görüşmezlik yapmaz. Ama şu var. Sayın Erdoğan, DTP’nin terörü kınamasını hep istedi. DTP bunu PKK’yı kınamak olarak algıladı ve bu gücü gösteremedi. Kürt sorununun çözümü için devlet kurumları arasında mutabakat oluştuğunu belirten İhsan Arslan, hem Kürt hem de Türk kamuoyunun çözümden yana olduğunu, bu yönde geri dönüşü olmayan bir sürecin başladığını söyledi.
Herkes mutabık İhsan Arslan, Kürt sorununun çözümünde Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay, medya ve sermaye kesiminin mutabık olduklarını söyleyerek şöyle dedi: “Hiç kimse, ’Hükümetin bu konuda bir programı yok’ demesin. Dağlara yazılan, ’Ne mutlu Türküm diyene’ gibi sözler orada yaşayan halkın duygularını rencide ediyor.” Arslan, Kürt sorunu için hükümetin diyalog içinde olduğunu söyledi. |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN
Son Yazılarım
• ŞAŞIRDILAR.............H.Alp ŞEN
• İHANETE KARŞI ÇIKALIM!!!!!
• Numan KURTULMUŞ:SINIR TOPRAKLARINI VEREN....
• KORKU VE BELALARDAN KORUNMA DUALARI....
• AKP’li Arslan, Türklüğe savaş açtı....
• MEMLEKETİN HAZİN HALİ.................HÜSEYİN ALP ŞEN.
• işte akp-israil ittifakının ispatı,,,,,,,,,,,,,,,,,,h.alp şen
• ampül formülü........................h.alp şen
• HAİNLERİN HADLERİNİ BİLDİRELİM.....H.ALP ŞEN
• VATAN NAMUSTUR,SATILAMAZ.......................YELDA KÖK
Kategoriler
Arkadaşlarım
• burcin • derin • asu • elifceler • ahsennur • aylin2 • dostlukrehberi • burcum41 • aysunsay • bicem • elifgoktas • beyzaca • eda384 • birnefes • bloving • saraykoy • albeyazlim • gazikemal • dostasena • anadoluhaber • beyza18 • paratoner • dikkatli • dosteller • hüseyin alp şen • asena06 • noteronayliruya
|